Zorunlu Arabuluculuk Hangi Davaları Kapsar?

Yazan: · Yayımlanma: 27.08.2026 · Son kontrol: 28.08.2026

Zorunlu arabuluculuk kapsamı — Coşkun Hukuk Arabuluculuk Bürosu, Sivas

Zorunlu arabuluculuk, belirli uyuşmazlıklarda dava açabilmek için önce arabulucuya başvurulmuş olmasını arayan usul kuralıdır. Kapsam tek bir kanunda toplanmamıştır: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu genel usulü kurar, hangi uyuşmazlığın dava şartına girdiğini ise ilgili özel kanunlar belirler. Uygulamada en sık yapılan hata bu dağınıklıktan doğar; kapsamda olduğu fark edilmeden açılan dava, esasa hiç girilmeden usulden reddedilir. Aşağıda zorunlu arabuluculuk kapsamı, ilgili kanunlar ve kapsam dışında kalan uyuşmazlıklar ayrı ayrı ele alınmaktadır.

Zorunlu arabuluculuk kapsamı hangi kanunlarda düzenlenmiştir?

6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesi genel çerçeveyi kurar: süre, yetkili büro, ücret ve toplantıya katılmamanın yaptırımı buradadır. Ancak madde kapsamı kendisi belirlemez; ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması hâlinde uygulanacağını söyleyerek özel kanunlara yollama yapar.

Kapsamı belirleyen dört kaynak vardır: işçi–işveren uyuşmazlıkları için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, ticari davalar için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A, tüketici uyuşmazlıkları için 6502 sayılı Kanun m.73/A ve kira ile taşınmaz uyuşmazlıkları için 6325 m.18/B. Sonuncusu Kanun’a 2023 yılında 7445 sayılı Kanun’la eklenmiştir.

İşçi ve işveren uyuşmazlıklarında kapsam nedir?

7036 sayılı Kanun m.3/1’e göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacakları bu kapsamdadır.

2023 yılında 7445 sayılı Kanun’la eklenen cümle kapsamı genişletmiştir: aynı alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartına tabidir. Buna karşılık 7036 m.3/3 açık bir istisna getirir; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında doğrudan dava açılır.

Ticari davalarda süre neden farklı işler?

6102 sayılı Kanun m.5/A, Türk Ticaret Kanunu m.4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan yalnızca konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını dava şartı kapsamına alır. Konusu para olmayan ticari davalar bu kapsamın dışında kalır.

Süre de ayrışır. Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır ve bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Diğer dava şartı arabuluculuklarında süre üç hafta, uzatma ise bir haftadır.

Tüketici uyuşmazlıklarında kapsam nedir?

6502 sayılı Kanun m.73/A, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmayı dava şartı yapar. Ancak istisnalar geniştir: tüketici hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasında ve 74 üncü maddesinde belirtilen davalar ile taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar kapsam dışıdır.

Tüketici lehine iki özel kural daha vardır. Toplantıya katılmama yaptırımını düzenleyen 6325 m.18/A/11 hükmü tüketici aleyhine uygulanmaz. Ayrıca taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması veya anlaşamaması hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.

Kira ve taşınmaz uyuşmazlıkları ne zaman kapsama girdi?

6325 m.18/B, 2023 yılında 7445 sayılı Kanun’la eklenmiştir. Dört başlığı dava şartı kapsamına alır: kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu kapsamın dışında tutulmuştur.

Maddenin ayırt edici yanı anlaşma sonrasındadır: bu kapsamdaki uyuşmazlıklarda anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Şerh, taşınmazla ilgili anlaşma belgelerinde taşınmazın bulunduğu yer, diğerlerinde arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır.

Hangi uyuşmazlıklar kapsam dışındadır?

Zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında kalan hâller, kapsamın kendisi kadar önemlidir; gereksiz bir başvuru hem zaman hem gider kaybı doğurur. Başlıca istisnalar şunlardır:

  • İş kazası ve meslek hastalığı tazminatları — tespit, itiraz ve rücu davaları dâhil (7036 m.3/3).
  • Tüketici hakem heyetinin görev alanı — heyet kararlarına yapılan itirazlar dâhil (6502 m.73/A).
  • Konusu para olmayan ticari davalar — dava şartı yalnızca parasal taleplere bağlanmıştır (6102 m.5/A).
  • İlamsız icra yoluyla tahliye — kira uyuşmazlıklarında açıkça istisna tutulmuştur (6325 m.18/B).
  • Tahkim yolunun zorunlu olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâller — dava şartı hükümleri uygulanmaz (6325 m.18/A/18).
  • Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği işler — aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 m.1/2).

Arabulucuya başvurmadan dava açılırsa ne olur?

6325 m.18/A/2 iki ayrı durumu ayırır. Arabulucuya başvurulmuş ama son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilir. Hiç başvurulmadığı anlaşılırsa mahkeme herhangi bir işlem yapmaksızın, dilekçeyi karşı tarafa tebliğe çıkarmadan davayı dava şartı yokluğundan reddeder.

Başvurunun süre kaybettireceği endişesi yersizdir. 6325 m.18/A/15 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Süreç, hakkın kaybına yol açacak bir gecikme üretmez.

Büronun bu alandaki çalışması

Bir uyuşmazlıkta atılacak ilk adımı zorunlu arabuluculuk kapsamı belirler. Coşkun Hukuk Arabuluculuk Bürosu, dava şartı arabuluculukta iki ayrı sıfatla yer alabilir: uyuşmazlığın taraflarından birinin vekili olarak ya da Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı arabulucu olarak. Bu iki rol aynı dosyada birleşmez.

Taraf vekilliğinde ilk iş, uyuşmazlığın gerçekten dava şartı kapsamında olup olmadığının belirlenmesidir; kapsam dışı bir başvuru gereksiz gider, kapsam içi bir ihmal ise usulden ret sonucu doğurur. Ardından başvurunun yetkili büroya yapılması, görüşmelerde tarafın temsili ve anlaşma sağlanırsa belgenin, gerekiyorsa icra edilebilirlik şerhiyle birlikte, uygulanabilir biçimde düzenlenmesi gelir.

Resmî kaynaklar

  1. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
  2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
  3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
  4. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun