
Ceza yargılaması iki temel kanuna dayanır: suçları ve yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile bu suçların nasıl soruşturulup yargılanacağını gösteren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Bu sayfa suç tiplerini değil, bir ceza dosyasının baştan sona işleyişini anlatır. Aşağıda ceza yargılaması aşamaları, soruşturmanın başlamasından kovuşturmanın sonuna kadar sırayla ele alınmıştır.
İçindekiler
Ceza yargılaması aşamaları nelerdir?
CMK m.2’deki tanımlara göre soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir; kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar sürer. Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar ve şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür (m.160). Toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenir (m.170); iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur (m.175). Ceza yargılaması aşamaları böylece soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki evrede toplanır.
Şüpheli, sanık, mağdur ve katılan ne demektir?
CMK m.2’ye göre şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir; sanık, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar bu konumda olan kişidir. Şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukata müdafi, katılan ya da suçtan zarar göreni temsil eden avukata vekil denir. Mağdur ve suçtan zarar görenler, ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilir; katılma, dilekçe verilmesi veya duruşma tutanağına geçirilen sözlü başvuru ile olur (m.237, m.238).
Gözaltı süresi ne kadardır?
CMK m.91’e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; bu zorunlu süre de on iki saatten fazla olamaz. Gözaltına alma, tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir.
İfade ve sorguda hangi haklar bildirilir?
İfade alma şüphelinin kolluk veya savcı tarafından, sorgu ise hâkim ya da mahkeme tarafından dinlenmesidir (m.2). Her iki işlemde CMK m.147’deki kurallara uyulur:
- Kimlik saptanır ve yüklenen suç anlatılır.
- Müdafi seçme hakkı bildirilir; seçecek durumda olmadığını beyan edenler için baro tarafından müdafi görevlendirilir.
- Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine durum derhâl bildirilir.
- Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni bir hak olduğu söylenir.
- Lehine olan hususları ileri sürme ve somut delillerin toplanmasını isteme olanağı tanınır.
Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4).
Tutuklama hangi koşullarda verilir?
CMK m.100’e göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve ayrıca bir tutuklama nedeni gerekir. Kaçma veya saklanma şüphesini uyandıran somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık veya mağdur üzerinde baskı kurma girişimi, tutuklama nedeni sayılabilir. İşin önemi ile beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmayan hâllerde tutuklama kararı verilemez. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır; zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek altı ay uzatılabilir (m.102/1).
Savunma hakkı nasıl kullanılır?
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; avukatın görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz (m.149). Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir; aynı kural alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da uygulanır (m.150). Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız alabilir (m.153).
Takipsizlik kararına itiraz edilebilir mi?
Savcı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (m.172). Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilir (m.173).
Büronun bu alandaki çalışması
Ceza yargılaması aşamaları boyunca; kollukta ve savcılıkta ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunma, sorgu ve tutuklama talebine karşı beyan hazırlanması, tahliye ile adli kontrol talepleri, dosya inceleme ve delil toplanması istemleri, suç duyurusu dilekçesinin düzenlenmesi, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz, kamu davasına katılma talebi ve müşteki vekilliği, duruşmalarda savunma ile kanun yolu dilekçelerinin hazırlanması işleri yapılır. İstinaf ve temyiz başvuruları, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (m.273, m.291).