
Uzlaştırma, ceza muhakemesinde belirli suçlar bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 253, 254 ve 255. maddelerinde düzenlenen bir çözüm yoludur. Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören, tarafsız bir uzlaştırmacı eşliğinde bir araya getirilir. Uzlaşma sağlandığında dosya, yargılama tamamlanmadan sonuçlanabilir. Aşağıda ceza uzlaştırma nedir, hangi suçlarda uygulanır ve süreç nasıl yürür soruları CMK’nın ilgili maddeleri üzerinden ele alınmaktadır.
İçindekiler
Ceza uzlaştırma nedir?
CMK m.253’e göre kanunda sayılan suçlarda şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur. Süreç, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosu tarafından yürütülür; her başsavcılıkta böyle bir büro kurulur. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı ve Adalet Bakanlığınca belirlenen listelerden görevlendirilir (m.253/24).
Hangi suçlar uzlaştırma kapsamındadır?
CMK m.253/1 iki grup belirler. Birincisi, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardır. İkincisi, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ceza Kanunu’nda sayılan şu suçlardır:
- Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç m.86; m.88) ve taksirle yaralama (m.89)
- Tehdit (m.106, birinci fıkra) ve konut dokunulmazlığının ihlali (m.116)
- İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (m.117, birinci fıkra)
- Hırsızlık (m.141) ve dolandırıcılık (m.157)
- Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç m.155)
- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (m.165)
- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (m.234)
Ayrıca mağdur veya suçtan zarar görenin gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da kapsama girer.
Hangi hâllerde uzlaştırmaya gidilemez?
CMK m.253/3 uyarınca şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (TCK m.123/A) ve hakaret suçunda (TCK m.125) uzlaştırma yoluna gidilemez. Kapsamdaki bir suçun, kapsam dışındaki başka bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Diğer kanunlarda yer alan suçlar için ise uzlaştırma yoluna gidilebilmesi kanunda açık hüküm bulunmasına bağlıdır (m.253/2).
Uzlaştırma süreci nasıl işler?
Suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Görevlendirilen uzlaştırmacı taraflara uzlaşma teklifinde bulunur; teklif ulaştıktan sonra yedi gün içinde kararını bildirmeyen kişi teklifi reddetmiş sayılır (m.253/4). Uzlaştırmacı, belge örnekleri kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırır; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (m.253/12).
Müzakereler gizli yürütülür; şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Müzakereler sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma, kovuşturma ya da davada delil olarak kullanılamaz (m.253/20).
Uzlaşma belgesi ve raporu ne işe yarar?
Uzlaştırmacı, müzakereler sonunda bir uzlaştırma raporu hazırlayarak büroya verir; uzlaşma gerçekleşmişse tarafların imzalarını içeren raporda ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır (m.253/15). Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse belgeyi mühür ve imza altına alır. Şüpheli edimini yerine getirmezse rapor veya belge, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetinde belgelerden sayılır (m.253/19).
Uzlaşma sağlanırsa dosya nasıl sonuçlanır?
Soruşturma evresinde şüpheli edimini def’aten yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edim ileri tarihe bırakılmış, taksite bağlanmış veya süreklilik arz ediyorsa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir; erteleme süresince zamanaşımı işlemez (m.253/19). Kovuşturma evresinde uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini def’aten yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir; edim ileri tarihe bırakılmışsa durma kararı verilir (m.254). Birden çok fail bulunması hâlinde yalnızca uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır (m.255).
Uzlaştırma ile arabuluculuk arasındaki fark nedir?
Ceza uzlaştırma nedir sorusu çoğu zaman arabuluculukla karşılaştırılarak sorulur. İki kurum farklı kanunlara dayanır. Arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.1/2 uyarınca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır. Uzlaştırma ise ceza muhakemesine ait bir kurumdur; CMK’da düzenlenir, savcılık dosyası üzerinden yürür ve sonucu kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme gibi ceza muhakemesi kararlarıdır. Uzlaştırmacı listesi ile arabulucular sicili de ayrıdır.
Büronun bu alandaki çalışması
Bu alanda; dosyanın CMK m.253 kapsamına girip girmediğinin değerlendirilmesi, uzlaşma teklifine verilecek cevabın yedi günlük süre içinde hazırlanması, müzakerelere müdafi veya vekil sıfatıyla katılım, edimin içeriğinin ve ödeme takviminin yazılı hâle getirilmesi, uzlaştırma raporunun incelenmesi ve edim yerine getirilmediğinde rapora dayalı icra takibinin başlatılması işleri yapılır. Uzlaştırmaya tâbi olduğu dosyadan anlaşılan işlerde bu usul uygulanmaksızın iddianame düzenlenmişse, CMK m.174/1-c uyarınca iddianamenin iadesi talep edilir.