Miras Hukuku

Miras hukuku: TMK m.495 yasal mirasçılar, m.506 saklı pay oranları, m.606 üç aylık ret süresi, tenkis davası ve ortaklığın giderilmesi hakkında bilgi.

Miras hukuku — Coşkun Hukuk Arabuluculuk Bürosu, Sivas

Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle malvarlığının kimlere ve hangi oranda geçeceğini düzenleyen alandır. Türkiye’de bu alanın temel kaynağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘dur. Aşağıda mirasçılık, saklı pay, mirasın reddi ve paylaşma konularındaki temel kurallar ilgili madde numaralarıyla birlikte özetlenmiştir. Miras hukuku nedir sorusu, bu geçişin hangi kurallara ve hangi kanun maddelerine bağlandığını anlamakla yanıtlanır.

Miras hukukunda yasal mirasçılar kimlerdir?

Türk Medeni Kanunu zümre sistemini benimser. TMK m.495 uyarınca birinci derece mirasçılar mirasbırakanın altsoyudur; çocuklar eşit olarak mirasçı olur ve mirasbırakandan önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu alır. Altsoy yoksa m.496 gereğince ana ve baba, onlar ve altsoyları da yoksa m.497 gereğince büyük ana ve büyük baba mirasçı olur. Evlâtlık ile altsoyu, m.500 uyarınca evlât edinene kan hısımı gibi mirasçıdır. Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası ise m.501’e göre Devlete geçer.

Sağ kalan eşin payı m.499’da düzenlenmiştir: altsoy ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte biri, ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa yarısı, büyük ana ve büyük babalar ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa dörtte üçü; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.

Saklı pay nedir?

TMK m.505’e göre altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının yalnızca saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasın tamamında tasarruf edilebilir. Saklı pay oranları m.506’da sayılmıştır:

  • Altsoy için yasal miras payının yarısı,
  • Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
  • Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü.

Mirasçılık belgesi nereden alınır?

Halk arasında veraset ilamı olarak anılan belge, TMK m.598’de düzenlenir. Başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh hukuk mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatını gösteren bir belge verilir. Aynı maddeye göre mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin tasarruflarda ise, bildirimden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmezse lehine tasarrufta bulunulana belge verilir.

Miras hangi sürede reddedilebilir?

TMK m.605 uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Ret süresi m.606’da üç ay olarak belirlenmiştir. Bu süre yasal mirasçılar için ölümü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa m.607 gereğince süre, yazımın sona erdiğinin sulh hâkimince bildirilmesiyle başlar.

Tenkis davası ne zaman açılır?

TMK m.560’a göre saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir. Süreler m.571’de düzenlenmiştir: saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl, her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle dava hakkı düşer. Aynı madde uyarınca tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Ortaklığın giderilmesi davası nasıl işler?

TMK m.642 uyarınca mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Paylı mülkiyette aynı hak m.698’de tanınmıştır; paylaşmayı isteme hakkı hukukî bir işlemle en çok on yıllık süreyle sınırlandırılabilir. Paylaşma biçimi m.699’da gösterilir: aynen bölüşme ya da satış yoluyla bedelin bölüşülmesi. Aynen bölünmeye olanak yoksa açık artırmayla satışa hükmolunur; satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılması bütün paydaşların rızasına bağlıdır.

Ortaklığın giderilmesinde arabulucuya başvurmak zorunlu mu?

Evet. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu‘na 7445 sayılı Kanunla eklenen ve 1 Eylül 2023’te yürürlüğe giren m.18/B uyarınca, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tarafların anlaşması hâlinde anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur; taşınmazla ilgili belgelerde bu şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Kanunun geçici 3. maddesine göre bu kural, 1 Eylül 2023 itibarıyla görülmekte olan davalara uygulanmaz.

Büronun bu alandaki çalışması

Büroda miras hukuku kapsamında mirasçılık belgesi başvuruları, tereke tespiti ve koruma önlemleri talepleri, mirasın reddi beyanları, vasiyetnamenin açılması ve tenkis istemleri ile ortaklığın giderilmesi dosyaları yürütülmektedir. Ortaklığın giderilmesi ve paylaştırma uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk süreci takip edilir, anlaşma belgesi düzenlenir ve icra edilebilirlik şerhi başvurusu yapılır. Sivas ve çevre ilçelerdeki taşınmazlara ilişkin tereke dosyalarında tapu ve nüfus kayıtlarının toplanması, miras paylarının hesaplanması ve paylaşma seçeneklerinin değerlendirilmesi çalışmanın kapsamındadır.