
Dava şartı arabuluculukta başvuru, taraflar arasında değil adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılan resmî bir işlemdir. Arabulucuyu taraflar seçmez, büro görevlendirir; sürecin süresi, yeri ve tarafların temsili kanunla belirlenmiştir. Başvurunun nereye yapılacağı yanlış belirlenirse dosya yetki incelemesiyle beklemeye girer, bu da dava açılmasını geciktirir. Usul 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesinde, işçi–işveren uyuşmazlıkları bakımından ise 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinde düzenlenmiştir. Aşağıda arabuluculuk başvurusu, başvurunun yapılacağı yerden görüşmelerin tamamlanmasına kadar adım adım anlatılmaktadır.
İçindekiler
Arabuluculuk başvurusu nereye yapılır?
Genel kural 6325 m.18/A/4’tedir: başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Yani yetkili büro, o uyuşmazlıkta dava açılsaydı hangi mahkeme yetkili olacaksa oraya bağlıdır.
İşçi–işveren uyuşmazlıklarında ölçüt farklıdır. 7036 m.3/5’e göre başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki — karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki — ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. İşçi bu iki yer arasında seçim yapabilir.
Arabulucuyu kim belirler?
Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu kapsamda görev yapmak isteyenleri, varsa çalışma alanlarını da belirterek adalet komisyonlarına göre listeler. Komisyon başkanlıkları bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına gönderir (6325 m.18/A/3).
Görevlendirme bu listeden büro tarafından yapılır. Tek istisna tarafların iradesidir: taraflar listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa o arabulucu görevlendirilir (m.18/A/5). Bunun dışında başvuran tarafın arabulucuyu seçme yetkisi yoktur.
Başvuruda hangi bilgiler istenir?
Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini büroya verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir; ilgili kurum ve kuruluşlar büronun talep ettiği bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür (m.18/A/6).
Bu bilgiler görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bunları esas alır, ihtiyaç duyarsa kendiliğinden de araştırma yapabilir ve her türlü iletişim aracını kullanarak tarafları bilgilendirip ilk toplantıya davet eder. 2023 yılında 7445 sayılı Kanun’la eklenen cümle uyarınca arabulucu, avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirmek zorundadır (m.18/A/7).
Büronun yetkisine itiraz edilebilir mi?
Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu dosyayı derhâl sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder; mahkeme harç alınmaksızın, dosya üzerinden ve en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar (m.18/A/8).
İtiraz reddedilirse aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. İtiraz kabul edilirse kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir; bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi, yetkili büroya başvurma tarihi sayılır. Yanlış büroya yapılan başvuru bu sayede hak kaybına yol açmaz.
Görüşmelere kimler katılabilir?
İşçi–işveren uyuşmazlıklarında katılım 7036 m.3/18’de sayılmıştır. Görüşmelere katılabilecek kişiler şunlardır:
- Tarafın kendisi — uyuşmazlığın tarafı bizzat katılabilir.
- Kanuni temsilci — velayet, vesayet veya kayyımlık ilişkisine dayanan temsil.
- Avukat — taraf adına görüşmeleri yürütür ve son tutanağı imzalar.
- İşverenin yetkilendirdiği çalışan — yazılı belgeyle yetkilendirilmiş olmak kaydıyla işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.
Katılım biçiminin önemi, ilk toplantıya katılmamanın yaptırımından gelir. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve aleyhine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Bu yaptırım 2024 yılında 7531 sayılı Kanun’la hafifletilmiştir; önceki düzenlemede sorumluluk yargılama giderinin tamamını kapsıyordu.
Süreç ne kadar sürede sonuçlanır?
Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir (6325 m.18/A/9 ve 7036 m.3/10). Yani süreç en geç dört haftada biter.
Ticari uyuşmazlıklar bu kuralın dışındadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A/2 uyarınca arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır ve süre en fazla iki hafta uzatılabilir. Süre farkı, ticari dosyaların hesap incelemesi gerektirmesinden kaynaklanır.
Görüşmeler nerede yapılır?
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça görüşmeler, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür (6325 m.18/A/17 ve 7036 m.3/19). Bu, coğrafi bir sınırdır; görüşmenin adliye binasında yapılması zorunlu değildir.
Süreç iki biçimde biter. Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi, anlaşamazlarsa son tutanak düzenlenir. Arabulucu her iki hâlde de durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. Dava açılacaksa son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir.
Büronun bu alandaki çalışması
Coşkun Hukuk Arabuluculuk Bürosu, başvuru aşamasında taraf vekili olarak ya da Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı arabulucu olarak görev alabilir. Bu iki rol aynı dosyada birleşmez.
Taraf vekilliğinde arabuluculuk başvurusu öncesinde yapılan iş; yetkili büronun belirlenmesi, talebin ve dayanak belgelerin hazırlanması ve karşı tarafın doğru iletişim bilgilerinin toplanmasıdır. Görüşme aşamasında tarafın temsili, önerilen çözümün hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi ve anlaşma sağlanırsa belgenin uygulanabilir biçimde düzenlenmesi gelir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte dava aşamasına geçilir.
Resmî kaynaklar
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın özelliklerine göre hukuki görüş veya sonuç farklılaşabilir.